Sualtı Savaşı Sanatı. SSCB vs ABD, 1945-1972
Nükleer silahların ortaya çıkışı, insan medeniyetinin muazzam bir bilimsel-teknik zaferi olurken aynı zamanda geleceği için korkunç bir tehdit yarattı. 1945 ile 1949 yılları arasında askeri atom tekelini elinde tutan güç Amerika Birleşik Devletleri idi. Ülkemiz kısa sürede dünyanın ikinci nükleer gücü olmayı başardı. Ancak SSCB'nin atom bombası edinmesi, stratejik silahlar alanında ABD ile olan açığı kapattığı anlamına gelmiyordu. Sovyetler Birliği, nükleer savaş başlıklarının ana taşıyıcı aracı olarak roket silahlarına yatırım yaptı. En önemli taşıyıcıları ise, gizlice ölümcül yüküyle başarıyla fırlatma mesafesine ulaşabilen uzmanlaşmış denizaltılar oldu. ABD hızla karşılık verdi ve stratejik nükleer filoların oluşturulması hızlandı. Bu silahlanma yarışı nasıl gelişti ise tüm dünyanın kaderini belirledi. Bu kitap, tasarımcıların, mühendislerin, amirallerin ve kaptanların yoğun mücadelesine adanmıştır. Rakiplerin birbirinden öğrenmek ve durumu karşı tarafın gözünden görmek zorunda kaldığı bir çatışma. Ayrıca, titan kadar dayanıklı ve güvenilir, elleriyle radyoaktif suyu boşaltan, yanmakta veya batmakta olan bölmelerde içten kapakları kapatan, muhtemel düşman gemilerini hedef alan ve milyonlarca canın sorumluluğunu omuzlarında taşıyan insanlara da adanmıştır.



