86.400 Saniye. Hayat Hesabımızda Bulunan ve Her Gece Sıfırlanan Değerli Para Birimini Nasıl Yönetiriz
-
YazarМаццучелли Лука
Hepimizin günde tam 86.400 saniyesi var. Sorun, bunları akşam olduğunda bir amaçsız gün geçirdiğimiz için pişman olmadan nasıl harcayacağımız... Eğer zamanın avuçlarınızdan kaçtığını ve hayatın rutinden ve başkalarının hedeflerinin peşinden koşmaktan ibaret olduğunu hissediyorsanız — bu kitap size göre. Yılların tecrübesine sahip psikolog, psikoterapist ve koç Luca Mazzucchelli, zamanı mutluluk ve kendini gerçekleştirme için ana kaynağa dönüştürmenin yollarını anlatıyor. Bunun için değer zekası (VQ) metodunu öğrenmenizi öneriyor — bu sistem gerçek değerlerinizi belirlemenize ve hayatınızı bunların etrafında şekillendirmenize yardımcı olacak. Bu, sıradan bir zaman yönetimi kitabı değil, her eylemin anlam kazandığı, stresin düşman değil, müttefik olduğu gerçek bir farkındalık çalışması. Bu kitabı okuduktan sonra: • Her türlü zorluğu aşmanıza yardımcı olacak temel değerlerinizi bulacaksınız. • Zamanınızı boşa harcamayı bırakacak ve sadece gerçekten önemli olanlara odaklanarak bilinçli yaşamaya başlayacaksınız. • Değer zekanızı hesaplayacak ve nasıl geliştireceğinizi öğreneceksiniz. • Karar verme, stres yönetimi ve uyumlu bir hayat kurma araçlarını edineceksiniz. DEĞERLENDİRME: "Çılgın değişimlerin dünyasında, her şeyi yetiştirmek, 'her yerde ve hemen' olmak için acele ediyoruz. Sonuç olarak daha da telaşlanıp yoruluyoruz ve en önemlisi hayat anlamsızlaşıyor. Kısa süreli hoş deneyimler mutluluk susuzluğunu artık dindirmiyor ve içte boşluk büyüyor. Çözüm var — derinliğe açılmak. Bu Luca Mazzucchelli'nin kitabı, hayata anlamla geri dönmekle ilgili çünkü bu, 'fırtına ve kasırgalarda' gerçek hayatı tanımamıza ve ona doğru güvenle yol almamıza yardım eden en sağlam pusula." — Yuliya Tertyshnaya, iş koçu, "Zamanı Yavaşlatma Pratikleri" kitabının yazarı ALINTILAR: DEĞERLER — ANLAMIN ÇITASI. Yani bu, anlamlı hayatın yönetilmesine işaret eden araçlardır. Psikolog, psikoterapist ve koç olarak, değerleri belirlemenin anlam arayışına müdahale etmekten daha kolay olduğunu anladım. Eğer net bir yönümüz olmadan ilerlerssek, hayat kendisi bir yol seçer. Bu yol bizi yorgun, şaşkın ve değişim karşısında çaresiz bırakabilir. İstenen sonuçlar her zaman kararlarımız ve eylemlerimize bağlıdır. Düşünceler ve fikirler okuduklarımız, gördüklerimiz ve duyduklarımızdan doğar. Ancak gerçek ilham kaynağı değerler ve inançlardır. Bunlar, dünyaya bakışımızı şekillendirir, bizim için gerçekten önemli olanı belirler ve hayatı anlamla doldurur. Daha önce hayal bile edilemeyen bir şeye çılgınca çekildiğinizi hissedebilirsiniz. Bu tür dönüşümler görmezden gelinemez veya yüzeysel arzulara uydurulamaz — aksi halde sizi apati, öfke veya derin hayal kırıklığı bekler. Değişimleri kabul etmek gerekir. O zaman hayatı tam anlamıyla yaşama, her anın tadını çıkarma ve yaşanmış günlerden ilham alma şansınız olur. Yükselmek ve arzuladığınızı elde etmek için kendi özünüze derinlemesine bakmaya, kolları sıvayıp kendiniz üzerinde çalışmaya hazır olmalısınız. Çünkü gezegenimizin değerli taşları dağların zirvelerinde değil, yeryüzünün derinliklerinde doğarlar. Orada hayal edilemez bir basınç ve sıcaklık altında benzersiz özelliklerini kazanırlar. "En iyi evliliğe nasıl SAHİP olurum?" diye sormak yerine "En iyi eş nasıl OLURUM?" diye sorun. Her yıl yaşanan birçok olay bizim kontrolümüzde değildir. Zamanın akışını değiştiremeyiz. Ama kendimizi değiştirebiliriz. İnsanlara enerji vermek istiyorsanız, kendiniz onun kaynağı olmalısınız. Çocuklara bilgi aktarmak için paylaşmaya hazır olmak gerekir. Bilgelikten bahsetmek için onu kazanmak gerekir. İçiniz boşsa başkalarını ilhamlandıramazsınız. Kendiniz sevgi hissetmiyorsanız sevdiklerinize sevgi veremezsiniz. İçinizdeki iyimserlik yanmıyorsa başkalarını da etkileyemezsiniz.






